>
İstanbul bayanBeylikdüzü genç bayan

BAŞKENT AKTÜEL

FETÖ 10 YIL ÖNCE ÖLSEYDİ. NELER OLURDU?

FETÖ 10 YIL ÖNCE ÖLSEYDİ. NELER OLURDU?
462 views
19 Kasım 2021 - 16:52

FETÖ 10 YIL ÖNCE ÖLSEYDİ NE OLURDU

Eğri oturup doğru konuşalım. Belki bu yazıma birileri tepki gösterecek ama herkesi samimiyet testine, vicdan muhasebesi yapmaya ve geçmişi unutmadan yüzleşmeye davet ediyorum.

Allah bizlere vahyettiği kitabında Aklını kullanmayanları pislik içerisinde bırakırım diyor. Rabbimizin vermiş olduğu en büyük nimetlerden biri olan aklı kullanmayıp başkalarına kiraya vermeye devam edersek pislik içerisinden çıkamayız. Bu ülkede daha doğrusu İslam tarihinde aklını kiraya veren topluluklar hiçbir zaman eksik olmadı. Kimileri aklını kiraya verdi, Kimileri de 3 kuruş menfaat ve makam için bedenini ve ruhunu sattı.

Günümüze gelince bunun aslında en güzel demiyorum fakat  en çarpıcı örneklerine hep beraber şahit olduk.

Terörist başı Fetö’nün bugünler de öldüğüne dair kanıtlanmamış bilgiler ortalıkta dolaşmaktadır.

Ölüm ve hayatın sahibi Allah’tır. Hakkımı helal etmeyeceğim ve mahşerde şikayetçi olacağım kardinal hazretleri, bu dünyadan göç ettiğinde hesap verecek ama biz millet olarak bunun hesabını nasıl vereceğiz.

Tüm bunları düşünürken Birden aklıma şöyle bir soru geldi. Bu vatansız olarak gömülecek  Kardinal hazretleri, çok değil bundan 10 yıl önce ölseydi bu memlekette neler neler olurdu?

Mutlaka sizlerin de ekleyeceği şeyler olacak ama ben kendi hayal gücümle neler olacaktı sorusuna cevap bulmaya çalışacağım.

Öncelikle ülkede belki Cumhuriyet tarihinin en görkemli bir şekilde cenazesi defnedilecek ve hatta ulusal yas ilan edilecekti.

Mezarının olduğu yer belki de Anıtkabir ile yarışacak, Türbevari bir anıt dikilecek, sevenleri tarafından dolup taşacaktı.

Mecliste öyle fanatik hayranları vardı ki, Atatürk’ü Koruma kanunu gibi Fetö’yü koruma kanunu bile çıkabilirdi. Hatta TV lerde ki Ramazan Sohbetlerinde köşeyi dönen DİN ADAMLAR(!) oruçluyken Fethullah Hoca Efendiye söz söyleyenin orucu bozulur,  hatta kimi hocalar da geçmişte çok duyduğum siyasetçilerin de dediği gibi Hoca efendiye laf söylemeyin, çarpılırsınız diye fetva bile uydururlardı.

Öldüğü gün ulusal ve uluslararası etkinlikle, panellerle, konferans ve çeşitli organizasyonlarla anılacak. Özel bir hafta onun adı ile adlandırılacaktı.

Kabe de satılmış bir imam tarafından dua okunacaktı.

Hayatta iken bir çok zibidiye gönderdiği F seri no’lu ABD doları sanki DEVLET ÖVÜNÇ MADALYASI gibi yakalarda tablolarda  sergilenecekti.

Tükürdüğü mendiller aynı Sakalı-ı Şerif gibi belirli yerlerde sergilenecekti.

O dizi de Peygamberimiz bindirdiği kamyonet(haşa),   aynı 15 Temmuz’da ki kamyon misali her yerde sergilenecekti.

FG plakaların da patlama olacaktı.

Ankara’dan da biraz örnek vereyim:

Fetö’ ye günümüzde samimiyetsizce küfreden bir çok siyasetçi ve Belediye Başkanı, FETHULLAH GÜLEN KONGRE MERKEZİ, FETHULLAH GÜLEN KÜLTÜR MERKEZİ, FETHULLAH GÜLEN PARKI, caddesi. bulvarı vs. vs gibi tesislere isim verme yarışına girecekti.

Fethullah Gülen Üniversitesi açılacaktı. Fethullah Gülen Vakfı kurulup bu vakfın mütevelli heyetinde veya şubelerinde görev almak için millet yarışa girecekti.

Okullar da Atatürk Köşesi gibi Fethullah Gülen köşeleri düzenlemeleri başlardı.

 

UNİCEF gibi Bileşmiş Milletler’ e ait kurumlar aynı Mevlana ve Yunus Emre’ye yaptıkları gibi geçen müsait bir yılın ismini FETHULLAH GÜLEN YILI ilan edeceklerdi.

 

Geçmişte bu harekete cephe açmış siyasetçiler ya partisini ya da koltuğunu kaybedecekti.

 

MİT Müsteşarı ve bir çok kişi geçmişte yargılandığı  gibi terör örgütü üyesi diye yargılanacaktı.

Bugün KHK’lıları mağdur olarak görüp iki de bir KHK sorunu varmış gibi bir oy uğruna takla atan siyasetçiler kesinlikle bu günü göremeyecekti.  Ya biat edeceklerdi ya da siyasi hayatları bitecekti.

Mavi Marmara gemisinde olanlar otoriteye başkaldırmaktan yargılanacaktı.

Bugün samimiyetsiz de olsa Kahraman diyerek sırtı sıvazlanan 15 Temmuz’ da bedel ödeyen bu memleketin öz evlatları, yine her şeyden habersiz, Devleti sadece askerlik şubesinden, ara sıra düştükleri karakollardan, vergisini ödemeye gitti vergi dairesinden ibaret bilecekti. Asla ve kat’a Ankara’nın en kritik caddelerinden ve kritik binalarının olduğu mahallelerden bile geçmeyeceklerdi.

Nasıl olsa VATAN barış zamanı zenginlerin, savaş zamanında da garip ve fakirlerin olmuyor mu?

Türkiye Futbol Federasyonu’ndan tutun da toplumu ilgilendiren bir çok kurum ve kuruluşta Arif abi gibiler yön belirleyici olacaktı.

Önder Aytaç’giller bu ülkenin en önemli ilim  adamı ve değeri olurken Emre Uslu gibi vatansızlar da kanaat önderi gibi gezeceklerdi.

 

Esnafa gelelim. Hizmet market, Hizmet kasabı, Hizmet Alışveriş merkezi, Gülen Gıda, gülen çay evi  vs. vs isim koyma yarışına gireceklerdi.

Türkçe olimpiyatları özellikle vefatına gelen haftaya denk getirilerek uluslararası bir boyutta düzenlenip, ilelebet  ruhunu yaşatacaklardı.

Belki de yeni banknotlardan birinin arka yüzünde resmi olacaktı.

Bu olimpiyat için hemen hemen tüm belediyeler , bir çok işadamı ve siyasetçi sponsor olmak veya organizasyonda rol almak için sıraya girecekti.

Bugün küfretme numarası yapan bir çok siyasetçi,  mezarı başında selfie çekinip pozlar verecekti.

Yine bugün Tv programlarında boy gösteren bir çok siyasetçi artığı ve adının başında PROF olan bir çok zevat STV de BUGÜN TV  de ve bir çok yayın organında cengaverlik yapıp, demokrasi nutukları okumaya devam edecekleri.

Her makam odasın da ZAMAN paçavrası,  makam masasının önünde ki sehpa da itina ile sergilenecekti.

Askeri okullar, polis okulları ve bilimum kritik noktada ki bir çok kurumda okumak ve görev almak için Samanyolu, Maltepe gibi dersaneler de öğrenci patlaması olacaktı. Hatta öyle şeyler yaşanacak tı ki tüm bu ayrıcalıklar devlet okulunda Müdür olmaktansa, Fetö ye ait okullarda ve dersanelerde müdür olmak daha ayrıcalı olacaktı.

Anlatacak ve yazacak o kadar şey var ki hayal gücünüze kuvvet.

Biraz da konuya değişik perspektiften bakalım.

O zaman Pensilvanya’ ya öfke nutukları atan siyasiler  ve partiler bugün  belki çoktan dağılacaktı.

KHK mağduruyuz diyerek sağda solda zırlayan kişiler, ellerinde kalem ve yetki ile tetikçilik yapmaya devam edecekti.

Allah’a yaranmak, Devlet’e hizmet etmek değil de Hoca efendilerine ve onun belirlediği çakma İmamlara yaranmak için kendinden olmayanları küfür ve münafık, işe yaramaz düşman olarak görenler, bugün onların tek tek işinden edip yol temizliği yapmaya devam edeceklerdi.

Özellikle Diyanet kurumunda Mevlid-i Nebi’nin yanı sıra Mevlid-i İmam  törenleri düzenletecekti.

Daha neler neler. Hayal gücünüze kuvvet.

 

Allah ile aramıza aracılar koydukça, insanları kutsadıkça, bir bildiği vardır dedikçe,  Siz Kur’andan anlamazsınız ,ancak Allah dostları anlar diyen münafıklardan dini öğrendikçe, Din ve Allah Allah diyerek milleti kandıran şarlatanlar meydanı doldurdukça, Yine Rabbimizin “sizden hiçbir ücret almayanlara uyun”   ve Sakın aldatıcılar sizi Allah diyerek aldatmasın emirlerini ayaklar altına alıp sözde uhrevi ve dünyevi kazanımlar için mütevelli heyetlerine hücum edip,  HİMMET yarışına girip haraçları verdikçe bizler her şeye müstehakız. Layığız.

Son olarak Rabbimizin şu ilahi emrini  hatırlatmak istiyorum.

EMROLUNDUĞUN GİB DOSDOĞRU OL!

KENDİMİZİ KANDIRMAYALIM. Hakikatlerle yüzleşelim.

Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-