>
İstanbul bayanBeylikdüzü genç bayan

BAŞKENT AKTÜEL

KARAMOLLAOĞLU: KONUT DESTEĞİ ALANLAR İÇİN DEĞİL; SATANLAR İÇİN!

KARAMOLLAOĞLU: KONUT DESTEĞİ ALANLAR İÇİN DEĞİL; SATANLAR İÇİN!
6 views
11 Mayıs 2022 - 11:33

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, parti genel merkezinde haftalık bilgilendirme ve basın toplantısı düzenledi.

 

 

Konuşmasında Karamollaoğlu, özellikle hükümetin ekonomi politikalarını eleştiren Karamollaoğlu, ülkenin öngörülemez bir ülke durumunda olduğunu, Tüik verilerinin  bir kuyumcu titizliğinde hazırlandığını, Merkez bankasının sürekli hedeflerini ve politikalarını  revize ettiğini ve hükümet politikalarına ilişkin görüş, düşünce ve eleştirilerini belirtti.

 

 

 

Temel Karamollaoğlu’nun konuşmalarının satırbaşları

 

 

 

10-16 Mayıs Engelliler Haftası

 

 

Öncelikle; Engelliler Haftası münasebetiyle, 10-16 Mayıs tarihleri arasında “farkındalık oluşturmak” adına yapılan tüm çalışmaların etkili olmasını temenni ediyorum.

Nüfusumuzun %12,5’i engelli, yani yaklaşık her 8 vatandaşımızdan biri engellidir.

 

Engelli vatandaşlarımız sadece belli günlerde hatırlanıp, güzel mesajlar verilip, sonra da unutulmak istemiyor; somut, kalıcı ve kayda değer adımlar görmek istiyorlar.

Bu konuda artık siyasiler başta olmak üzere, toplum genelinde ciddi bir farkındalık geliştirmek zorundayız

 

 

 

 

 

 

Ekonomi Deyince Ağızların Tadı Kaçıyor

 

 

 

7’den 77’ye tüm vatandaşlarımız; geçim sıkıntısı, hayat pahalılığı ve işsizlikten muzdarip…

 

Şimdi birtakım verileri sizlerle paylaşmak istiyorum:

-TÜİK verilerine göre; Nisan’da yıllık enflasyon (TÜFE) %69,97 oldu.

Sağolsunlar, adeta bir kuyumcu titizliğiyle çalışmış olacaklar ki; %70 dememişler!

 

 

-Gıda ve içeceklerdeki bir yıllık enflasyon %89,10, ulaştırmada ise %105,86 olarak gerçekleşti.

Bu kalemlerdeki artışlar dahi, gerçek enflasyonunun %70’in çok üzerinde olduğunu, üç haneli rakamlara ulaştığını göstermektedir.

 

-Üretici fiyatlarındaki yıllık artış ise %121,82 ile Mart 1995’den bu yana görülen en yüksek artış olarak kayıtlara geçti.

 

ÜFE ile TÜFE arasındaki fark ise, önümüzdeki aylarda tüketici enflasyonundaki artışın devam edeceğine işaret etmesi açısından önem taşımaktadır.

 

 

“Öngörülemez bir Ülke”

 

 

İktidar, rakamlarla oynasa da gerçeklerin üzerini örtemiyor; çünkü mızrak artık çuvala sığmıyor!

Kurumlar aynı istatistik ve raporlar içerisinde dahi birbiriyle çelişen veriler açıklıyor.

Dün açıkladıklarını bugün revize etme ihtiyacını duyuyorlar, bugün açıkladıklarını birkaç ay içerisinde tekrar revize ediyorlar..

 

Bakınız; TCMB geçtiğimiz hafta yılın ikinci Enflasyon Raporu’nu açıkladı.

Ocak raporunda %23,2 olarak açıklanan 2022 yıl sonu enflasyon beklentisi % 42,8’e revize edildi.

 

Yıl sonu tahmininde, üç ay içinde yaklaşık 20 puanlık revizyon çok ciddi bir değişikliktir..Bu çapta bir düzeltme kurumların ve yetkililerin çapsızlığını gösterir; hiç kimse kusura bakmasın!

 

1 puan değil, 5 puan değil; 20 puan sapma olur mu? Merkez Bankası böyleyse; kim neyi öngörebilir bu ülkede?

 

 

Faizden geçinenler en rahat dönemlerini yaşıyor

 

Kur korumalı mevduat uygulaması ve daha pek çok önleme rağmen Dolar kuru 15’i geçti yeniden..

2017’de; 3.80                                                    2018’de; 5,30                                                    2019’da; 5,90

2020’de; 7,45                                                    2021’de; 13,40                                  Bugün itibariyle; 15, 30 lirayı geçti.

 

 

Kur korumalı mevduatın maliyetini, satılan dövizleri hiç saymıyorum bile…

Ne oldu şimdi? Değerlerimizi ve inancımızı günlük politikalarınıza alet etmenize değdi mi?

Ne faizi, ne döviz kurunu, ne de enflasyonu kontrol altına alabildiniz! Üçü de karavana atış!

 

 

“Faiz sebep, enflasyon sonuç!”, “Faiz lobisi, döviz lobisi!”, “Nas var!” söylemlerinin ardından bugün gelinen noktada;

-Faizden geçinenler en rahat dönemlerini yaşıyor, faizi müjde olarak takdim eder hale geldiniz,

-Dolar 15 Lirayı geçti.

-Yüksek enflasyondandan hiperenflasyona doğru da hızla yol alınıyor.

 

 

Erdoğan’ın “Kendince Çözümleri”

 

 

Sn. Erdoğan da yapılan kabine toplantısından sonra yaptığı açıklamada çeşitli paketler açıklayarak, konut sorununa “yine kendince” çözüm sunmuş.

 

İnsan hayret ediyor doğrusu… Her kabine toplantısının ardından yapılan açıklama öncesi diyoruz ki; “bu sefer bizi yanıltsalar, doğru ve düzgün adımlar atsalar da biz de takdir etsek…”

 

 

Fakat her seferinde atılacak en yanlış adımları, millete fayda yerine zarar verecek adımları tek tek bulup, bunları hayata geçiriyorlar…

 

 

“Acaba ne yapsak da milletin refahından, ekmeğinden, kazancından, geleceğinden eksiltsek” diye düşünülse; bu uygulamalar ancak o zaman akla gelir.

 

 

Orta sınıfın ve dar gelirlilerin ev sahibi olma hayalini, meydana getirdiği yüksek enflasyonla çalan Sayın Edoğan; şimdi %0,99 “düşük faiz”le ilk kez ev sahibi olacaklara güya bir iyilik yapıyor.

 

 

Pazartesi Akşamı İtibariyle Ev Almak Artık Tamamen Hayal Oldu

 

 

 

%20’ler civarındaki enflasyonu, 1 yılda %70’e çıkardığını unutmuş olacaklar ki; düşük faizli kredi ile birikimi olanlara kamu bankalarının imkanlarını altın tepside sunuyorlar!

 

 

Bu durumda en üst gelir grubunda yer alan kişiler, zaten normal şartlarda enflasyon oranından düşük faizlerle ev alıp farklı yatırımlar yapabiliyor.

 

Yabancılar ise değerli para birimleri sayesinde konut sahibi olabiliyor. Ancak orta ve dar gelirli vatandaşlarımız için ev alabilmek Pazartesi akşamı itibariyle tamamen hayal oldu!

 

 

Şunu açıkça ifade etmek istiyorum;

 

 

Ak Parti iktidarı, uyguladığı ekonomi politikalarıyla servet transferi yapıyor! Göz göre göre milyonlarca fakirden alıp, bir avuç mutlu azınlığa veriyor.

Bir yandan “nas”ı gerekçe göstererek dövizi yükselten iktidar, öte yandan düşük kredilerle çalışan kesimin kazancını düşük faizli kredi yoluyla imkanı olanlara aktarılmasına yol açıyor.

Diğer bir deyişle; birikim yapmak isteyen, parasını korumak isteyen vatandaşlara “nas”ta haram olarak belirtilen “faizli kredi”den başka bir çıkar yol bırakmıyor.

 

 

 

Konut alana değil, konut satana destek veriliyor.

 

 

Erdoğan iktidarı, halkın barınma sorununu değil, inşaat ve rant lobilerinin dertlerini çözüyor; halkın değil bir avuç müteahhitin yüzünü güldürüyor.

“Beşli çete” sözüne çok kızıyorlar bu arkadaşlar. Fakat, “Beşli çetenin oluşumunda en büyük etkisi olan Sn. Erdoğan,    “oyun kurucu rolü”yle ranta, kazandıracak paslar vermeye devam ediyor…

 

 

Kendileri doymak bilmeyip, bir de çıkıp insanımıza şükür tavsiye edenlerin bulduğu çözüm de yine; bankaların yolunu adres göstermek oldu…

 

 

Bu beyler, betonu ve bankaları çok seviyorlar… Bu sevdalarından bir türlü vazgeçemediler…

Teşhis yanlış olunca tedavi de yanlış oluyor elbette. Konut alana değil, konut satana destek veriliyor.

 

Bir danışmanı da çıkıp dememiş mi; yoksulluk sınırının 17 bin lirayı, açlık sınırının da 6 bin lirayı bulduğu bir ülkede, asgari ücretliler, memurlar, işçiler, çiftçiler, esnaf neyi nasıl alacak?

 

 

 

İktidar Her Alanda Sınıfta Kaldı

 

 

 

-Enflasyon nedeniyle yatırım yapmak cazibesini kaybetmektedir.

-Yüksek enflasyon, iş ahlakını da bozmaktadır.

-Enflasyon nedeniyle belirsizlikler artmaktadır.

-Ülke kaynakları heba edilmektedir.

Tüm bu yanlış politikaların “ekonomik güven” üzerindeki menfi etkisi ise ayrıca önem taşımaktadır.

Başta hukuk olmak üzere, ekonomi dışındaki alanlardaki geriye gidişler de ekonomik krizi ve sorunları derinleştirmektedir.

Ekonomi yönetimindeki liyakatsizlik, artık sorunların çözülmesi yönündeki bütün umutları da söndürmektedir.

Ülkede liyakat, şeffaflık, hesap verebilirlik, hukukun üstünlüğü, gelir dağılımında adalet, meşveret, düşünce ve ifade özgürlüğü gibi hususlar yaşama geçirilmedikçe ülke sorunlu ve kırılgan kalacaktır.

Özetle; bugün iktidar, her alanda sınıfta kalmıştır ve sınıfı geçmek için de en ufak bir gayreti ortaya koymamaktadır.

 

 

 

İnsanca Yaşam İçin Barınma Sorununu Çözeceğiz

 

 

Artık açıkça görülmektedir ki; Adalet ve Kalkınma Partisinin mevcut haliyle ve geriye kalan kadrolarıyla Türkiye’nin hiçbir sorununa çare olma ihtimali kalmamıştır.

 

Ülkemiz, Adalet ve Kalkınma Partisinin iktidara geldiği 2002 yılından da geriye gitmiştir.

 

İktidarın ilk yıllarında ekonomi, hukuk ve altyapı alanlarında elde edilen kısmi kazanımlar da bugün erimiş, ülkemiz her anlamıyla 90’lı yıllara döndürülmüştür.

 

 

Biz Saadet Partisi olarak, ülkemizin problemlerinin farkındayız; yetkiyi aldığımız bunları çok kısa bir sürede çözeriz.

Fakirden alıp zengine, emekçiden alıp rantiyecilere, üretenden alıp üretmeden servet biriktirenlere kaynak aktaran bu adaletsiz düzeni değiştirmeye kararlıyız.

 

Kendi kazanç ve emekleriyle ev sahibi olacak bir sistemi inşa edeceğiz!

 

 

 

Biz, vatandaşlarımızın kendi emekleriyle ve kendi kazançlarıyla ev sahibi olabilecekleri bir refahı en kısa sürede ve kalıcı olarak inşa edeceğiz.

 

 

  • Vatandaşlık karşılığında konut satma işlemlerine son vereceğiz.

  • Kamu bankalarının imkanlarının rantiye tarafından kullanılmasına kesinlikle izin vermeyeceğiz!

  • İnşaat ve konut sektörünü ranta dayalı değil, insani ihtiyaçlara göre yeniden şekillendirecek ve buna uygun olarak yasal altyapıyı hızlıca oluşturacağız.

  • Ülke nüfusunun büyük şehirlerde toplanmasına neden olan istihdam ve eğitim başta olmak üzere ilgili konulara hızlı sonuç alabileceğimiz çözümler üreterek, tersine göçü teşvik edeceğiz.

  • TOKİ’yi asli vazifesine uygun olarak yeniden şekillendirecek ve sadece dar gelirli vatandaşa konut üretecek bir mekanizmaya dönüştüreceğiz.

  • İmar ve şehir planlamalarında rantın önünü keseceğiz.

  • Konut arzını; şehirlerimizin yapısına, tarım alanlarımızın durumuna uygun olarak artıracağız.

Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-