>
İstanbul bayanBeylikdüzü genç bayan

BAŞKENT AKTÜEL

SABRİ TEKİR: ADALET VE KALKINMA PARTİSİ İSMİNİN HAKKINI VEREMEMİŞTİR!

SABRİ TEKİR: ADALET VE KALKINMA PARTİSİ İSMİNİN HAKKINI VEREMEMİŞTİR!
12 views
25 Mayıs 2022 - 10:44

Saadet Partisi Genel Başkan vekili Sabri Tekir, Saadet Partisi Genel Merkez’inde  de partisinin haftalık basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

 

 

 

Sabri Tekir’in açıklamalarının satırbaşları

 

 

 

Avrupa’daki Vatandaşlarımızın Problemleri

 

 

Avrupa’daki gurbetçilerimize, sadece getirecekleri döviz ve kullanacakları oy üzerinden bir yaklaşım içinde olmak fevkalade hatalıdır.

 

 

Bakış açısı böylesine çarpık, mantık böylesine yanlış olunca problemlerin çözümü de gerçekleşmemiş oluyor.

 

Ziyaretlerimiz  sırasında en çok dile getirilen hususlar şunlar olmuştur;

 

-THY’nin fahiş ve tutarsız fiyat politikası nedeniyle sıla yolunun çile yoluna dönüşmesi, Özellikle yaz aylarında Türkiyeye gelmek için fahiş fiyatlar ödemek zorunda kalmaları,

 

-Yurtdışında meslek edinenlerin Türkiye’de denklik alamamaları ve bedelli askerlikteki fiyat farkı.

 

 

 

Avrupa’daki Vatandaşlarımızın Haklı Taleplerinin Destekçisi ve Takipçisiyiz

 

 

 

Biz Saadet Partisi olarak bu konuda atılması gereken adımları sıralıyor ve bu konuda hükümete çağrıda bulunuyoruz:

-Öncelikle ve özellikle THY’nin tatil dönemlerinde uyguladığı fahiş fiyat politikasından vazgeçilmelidir.

-Avrupa’daki vatandaşlarımızın ülkelerimize geliş-gidişini rahatlatmak adına “Uygun Maliyetli Vatan Yolculuğu” politikaları geliştirilmelidir.

-Yaşadıkları ülkelerde kurslarını tamamlayıp, gerekli diploma, sertifika ve belgelerini alarak meslek edinen vatandaşlarımızın Türkiye’deki denklik meselesi çözüme kavuşturulmalıdır.

-Hali hazırda ülkemizdeki gençlerimizin çoğunluğunu da zorlayan bedelli askerlik ücreti ile dövizle askerlik ücreti arasındaki fark giderilmelidir.

-Ayrıca hızla artan enflasyon nedeniyle sürekli katlanan bedelli askerlik ücreti için makul bir fiyat belirlenmelidir.

 

 

 

 

İktidarın Anlaşılmaz Ekonomi Denklemi

 

 

 

-Türkiye’nin kısa vadeli dış borcu 181,4 milyar dolar ile rekor seviyeye yükselmiştir! Döviz rezervimiz ise henüz normal düzeyine gelebilmiş değildir ve rezervlerdeki istikrarsızlık sürmektedir.

 

 

-31 Aralık 2021 tarihinde yaklaşık 2 trilyon 748 milyar lira olan merkezi yönetim borç stoku, 30 Nisan 2022 tarihi itibariyle yani dört aylık dönem içinde 3 trilyon 125 milyar lirayı geçmiştir. Yani, sadece 4 ayda borç stoku 378 milyar lira artış göstermiştir!

 

-İç borç anapara toplamı, ilk beş ayda 188 milyar lira artarken, faiz yükündeki artış 1.3 trilyona yaklaşmıştır ve toplam iç borç faiz yükü 2 trilyonu aşmıştır. Başka bir deyişle, Cumhuriyet tarihinde ilk kez, ödenecek toplam  faiz tutarı anapara toplamını aşmış bulunmaktadır!

 

 

-Dünyada ülkelerin krediyi geri ödeyememe riski (CDS) sıralamasında Türkiye 708 rekor puan ile 15. sıraya yükselmiştir. Türkiye’nin bu risk konusunda Irak, Senegal ve Ruanda’dan daha yüksek bir pozisyona sahiptir.

 

 

Daha hangi rakamları ele alalım? Neyi ele alırsak alalım ekonomi yönetimi dökülüyor! Hükümet ekonomi üzerindeki kontrol gücünü yitirmiş durumdadır.

 

 

 

ÇAYKUR ZARARI

 

 

Son olarak; ÇAYKUR örneğini vermek istiyorum. Varlık Fonu’na devredildiği güne kadar kâr eden ÇAYKUR, Varlık Fonu’na devredildiği 2017 yılından bugüne sürekli zarar etmektedir!

 

Bu nasıl bir denklem ki; çay üreticisi kan ağlıyor, vatandaş kilosu 80 lirayı bulan çayı alamıyor, sürekli kâr eden ÇAYKUR ise artık her yıl zarar ediyor! Böyle bir denklemi,  kursa kursa ancak Ak Parti iktidarı kurabilirdi, kurdu da zaten!

 

 

 

Atalar-Babalar Mirasının Değerini Bilmeyen Bir Evlat: Ak Parti İktidarı

 

 

 

Sn. Erdoğan ve iktidar partisi yöneticileri ve de müttefikleri; tarihi kişilikler ve ortak değerlerimiz üzerinden, yersiz ve gereksiz tartışmalarla toplumu kamplaştırmaya ve kutuplaştırmaya çalışmakta, böylece oy kaybını önleyebileceğini veya gizleyebileceğini zannetmektedir!

 

 

 

Adalet ve Kalkınma Partisi İsminin Hakkını Verememiştir

 

 

 

Bir yandan betondan şikayet edeceksiniz; öbür yandan ülke kaynaklarını betona gömeceksiniz.

Bir yandan bütçe disiplininden, tasarruftan bahsedeceksiniz öbür yandan; Türkiye’nin her tarafını millet bahçeleriyle donatacağınızı söyleyeceksiniz.

Elbette park önemli, yeşil alan çok önemli.  Ancak, dünyanın hiçbir yerinde sadece park yaparak kalkınan devlet yoktur.

Havalimanlarını, fabrikaları yıkıp; yerine Millet Bahçesi yapan bir iktidar ise hiç yoktur!

Ülkeler fabrika yaparak, kaynaklarını üretime, istihdama ve Ar-Ge’ye ayırarak kalkınırlar.

Tabii,  kalkınma gibi, toplumsal refah, gibi meseleleri varsa! Hep söylüyoruz, Adalet ve Kalkınma Partisi isminin hakkını verememiştir. Bize kalırsa, vermek istememiştir.

Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı “Ne adaletle bu ülkeyi yönetebilmiş ne de ülkemizi kalkındırabilmiştir”! Öyle ki; bugün Türkiye’de kapasitesinin üstünde  çalışan tek kurum cezaevleridir!

2023, 2053, 2071 hedefleriyle büyük büyük iddialar ortaya atanlar, bırakın bu hedeflerin yanında geçmeyi aksine insanımızı her yıl bir önceki yılı aratır, bir önceki günleri özletir hale getirmişlerdir.

 

 

 

İktidar Toplumsal Kutuplaşmayı Körükleyerek Oy Kaybını Durduracağını Zannediyor

 

 

 

Ülkemizin hali rakamlarla da ortadadır, insanımızın günlük hayatında karşı karşıya kaldığı problemler de ortadır.

Hâl böyleyken, iktidar bam başka gündemlerle insanımıza bu problemleri unutturacağını zannetmektedir.

 

20 yılın sonunda gelip duvara toslayanlar, başlarını iki elinin arasına alıp “biz ne yaptık böyle?” “ Bu hal neyin nesi”, “ bunlar nasıl oldu da başımıza geldi” diye düşünüp, nefis muhasebesi yapacağına, hatalarını telafi etmenin yollarını arayacağına; hâlâ algıyla, boş ve anlamsız tartışma konularıyla ülkeyi yönetmeye çalışmaktadır.

 

-Dış politikadaki yönsüzlük, kararsızlık ve tutarsızlıkları ülkemize ağır maliyetler üretmeye devam ederken,

-Dünya genelinde bir gıda krizi kapıya dayanmış ve tüm ülkeler stoklarını artırırken,

-Vatandaşlarımız iktidarın sebep olduğu ekonomik yıkım nedeniyle en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamaz durumda iken,

 

 

 

Bu Sokak Çıkmaz Sokak

 

 

Bu sokağın çıkmaz sokak olduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz!

Bilinmelidir ki bu yanlış yolun sonunda; Cumhurbaşkanı ve ortaklarının iddia ettiği gibi aydınlık bir gelecek, müreffeh bir ülke, kalkınmış bir toplum yok.

Bu yolun sonunda, çok daha yüksek enflasyon, altından kalkılamayacak bir enkaz ve onarılamayacak bir hasar var. Vatandaşlarımızın yok edilen umutları var.

Bu yolun sonunda

. geleceği rant lobilerine ipotek edilmiş bir nesil,

. sosyal yardımlara muhtaç aileler,

. açlık ve yoksulluk sınırının altında çalışan milyonlarca insan, ve

. umudu başka ülkelerde arayan vatan evlatları var.

Bu yolun sonunda daha fazla baskıcı ve otoriter bir devlet, daha az özgürlük ve demokrasi, daha az adalet ve hukuk var.

Bu yolun sonunda Türkiye’ye hayır getirecek hiçbir şey yok!

 

 

Toplumu kutuplaştırarak, kamplara bölerek, suni gündemler üzerinden birbiriyle tartıştırarak; ülkemizin problemleri çözülmez, aksine her geçen gün daha da derinleşir, kronik hale gelir, kangren olur!

Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-